‘Reklamlar sayesinde diziye alındım’

Arap dünyasında ‘Mar El Zaman’ adıyla yayınlanan ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisinde ‘Mete’ karekterini canlandıran Aras Bulut İynemli, oynadığı reklam filmlerinin etkisi ile kendisine rol verildiğini söyledi.Uydu aracılığı ile Birleşik Arap Emirlikleri’nden yayın yapan MBC4 kanalı için Zeynep Özek’in hazırladığı ‘Turki Ekstra’ programında Aras Bulut İynemli soruları yanıtladı. Liana Dahdouh’un sorularını yanıtlayan İynemli, ağabeyinin oyuncu, dayısının devlet tiyatrosu sanatçısı olduğunu annesinin eğitimini ön planda tutmasını istemesi nedeniyle sadece reklam filmlerinde oynadığını söyledi. Aras Bulut İynemli, reklam filmlerinde kendisini izleyen Zeynep Günay’ın “Bu gelsin” dediğini belirtirken, “3 sezon yayınlanan diziye girmemin sebeplerinden biri o reklamlardır” dedi.Dizide 1960, 1970 ve 1980′li yılların canlandırıldığını, her sezon kendisi ile birlikte ‘Mete’ karekterinin de büyüdüğünü anlatırken, kendisi ile ilgili şunları söyledi:”Bu yola giriyorsan, sorumlulukları var. Bazı şeyler zorlaştı. Örneğin rahat maça gidemiyorum. Fotoğraf çektirmek isteyenleri kıramıyorsun. Bir şekilde üstesinden geliyorsun. Ben utangaç bir adamımdır. Kendimle veya fiziksel özelliklerimle ilgili konuşmaktan biraz rahatsız olurum. Beni iki kadın büyüttü; Annem ve ablam. O yüzden kadınların dilinden anlarım. Ben işimi iyi yaptığım zaman kendimi daha iyi hissediyorum. Eğitim yıllarında da öyleydi. İyi not aldığımda kendimi daha yakışıklı hissediyordum. Hayatta, sevmekten vazgeçmeyi istemem. Kişi olarak da ailemden vazgeçmeyi istemem. Hayatta olduğum sürece onlardan vazgeçmeyi düşünmüyorum. Onursuzluğa dayanamam. Arkadan iş çevirmeyi çevremdeki insanlarda görmeyi istemem.”(DHA)

Clooney ve Almuddin’in düğününde selfie yasağı

Merakla beklenen ABD’li oyuncu George Clooney ve Lübnan asıllı nişanlısı Amal Almuddin’in 3 gün 3 gece sürecek düğününe ilişkin detaylar belirmeye başladı.İtalya’daki düğünün görsel haklarını Amerikan Vogue dergisine satan çiftin, davetiyelerin üzerine de ‘No selfie’ (özçekime hayır) yazdıkları ortaya çıktı. Hollywood’un yakışıklı simalarından, 12 senedir İtalya’nın fahri vatandaşı olan 53 yaşındaki George Clooney ile avukat sevgilisi Amal Almuddin, 29 Eylül Pazartesi günü kanallar şehri Venedik’te resmen dünya evine girecek. Brad Pitt, Angelina Jolie, Cindy Crawford ve eşi Rande Gerber, Matt Damon, Sandra Bullock gibi Hollywood’un yıldızlarının yanı sıra U2′nun solisti Bono, Lana De Rey ve Andrea Bocelli gibi müzik dünyasının ünlü isimleri de düğüne katılacak.3 GÜN 3 GECE DÜĞÜNCuma akşamından itibaren 3 gün sürecek olan düğün kutlamalarına ilişkin detaylara, İtalyan basınında yer verildi.Yüzlerce gazeteci ve paparazzi dünden itibaren Venedik’e akın etti. Yapılan yorumlara göre, magazin basını düğün kutlamaları ve nikahtan görsel elde edemeden dönecek, çünkü bunu engellemek için çok sıkı tedbirler alındı. Davetiyelere ‘No selfie’ yazdıkları belirtilen çiftin, tüm konuklara, hatta anne babalarına bile düğün kutlamaları sırasında yanlarında cep telefonu bulundurmamalarını, sosyal medyada fotoğraf paylaşmamalarını tembihledikleri belirtildi.DAMAT ARMANİ, GELİN ALEXANDER MACQUENN GİYECEKOscar ödüllü Clooney düğünde Giorgio Armani, imzalı bir takım, Almuddin ise, Kate Middleton’un da gelinliğini hazırlayan Sarah Burton imzalı Alexander McQueen bir gelinlik giyecek. Clooney’nin nikah şahidi Rande Gerber, gelininki ise kız kardeşi Tala olacak. Çiftin nikahını Pazartesi öğlen saatlerinde, belediye binasının hemen yanındaki Ca Farsetti’de, Clooney’nin İtalyan politikacı, Roma eski Belediye Başkanı arkadaşı Walter Veltroni kıyacak. Venedik Belediyesi, binanın çevresine bantlar gerecek ve saat 12.00-14.00 arasında davetlilerin dışında kuş uçurtmayacak.Yılın düğünü olarak lanse edilen kutlamalar, Cuma akşamından başlayacak. Büyük Kanal’daki, tonlarca altın varakla bezenmiş 7 yıldızlı Aman Resort Otel’de 100′e yakın davetliye bir akşam yemeği verilecek. Cumartesi akşamı ise yine aynı otelde büyük bir düğün partisi yapılacak. Kanallardan bir deniz taşıtıyla otele giriş yapacak olan gelin-damadın paparazziler tarafından görüntülenmemesi için iskele boyunca stadyumlarda futbolcuların kullandığına benzer bir tünel kuruldu.PAPARAZZİ PROVASIGeçtiğimiz günlerde gelinlik giymiş bir mankenin, hazırlanan özel tünel köprüden indirilip deniz taksiye bindirilerek, paparazzilerin görüş alanına girip girmeyeceğinin de test edildiği basına yansıyanlar arasında. Gelin-damat ile davetliler, Pazar günü serbest zaman geçirecek. Nikahın ardından Pazartesi akşamı da özel bir düğün yemeği tertip edilecek. Clooney’nin, daha ihtişamlı olması için otelin çeşitli yerlerine konulmak üzere antika bazı aksesuarlar ve tablolar kiralattırdığı da öne sürüldü. Düğün yemeği menüsü henüz açıklanmazken, yemekleri Aman Otel’in şefi Riccardo De Pra hazırlayacak.(DHA)

Muazzez Ersoy, Zeki Müren için söyledi

‘Sanat Güneşi’ Zeki Müren’in 18′inci ölüm yıldönümü dolayısıyla Muazzez Ersoy, Bursa’da konser verdi. Ersoy Müren’in yaşamını yitirdiği gün yanında olduğunu belirteirken Müren’in yeğenleri ‘Manolyam’ adlı şarkıda sanatçıya eşlik etti.Osmangazi Belediyesi’nin, ‘Sanat Güneşi’ Zeki Müren’in ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlediği anma gecesi, musiki tutkunları için ‘Kalpten Kalbe Alkışlarla, Alkışlarla yaşıyorum’ adı altında Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda özel gece düzenlendi. Geceye Bursa Vali Yardımcısı Hüseyin Eren, Bursa İstinaf Mahkemeleri Başsavsıcı Sait Gürlek, Osmangazi Belediye Başkanı AK Parti’li Mustafa Dündar, Mehmetçik Vakfı İstanbul Temsilcisi Emekli Kurmay Albay Ulvi Ural, Türkiye Eğitim Vakfı (TEV) Bursa Şubesi Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Çalışkan’nın yanı sıra Zeki Müren’in ailesi ve çok sayıda sanatsever katıldı.SİNEVİZYONLA SELAMLADISunuculuğunu Nalan Höke’nin yaptığı gece Zeki Müren’in hayatını anlatan belgesel film gösterisiyle başladı. Sinevizyon gösterisinde, Zeki Müren’in seyirciyi selamlayarak, “Hoş geldiniz” sözlerine yer verilmesi izleyenlere duygusal anlar yaşattı. Yeşilçam’a kazandırdığı birbirinden güzel filmlerden alınan bu sahneler, gecenin duygusal atmosferini arttırdı. Özel gecede Müren’in vefat ettiği gün yanında olan ‘Nostalji Kraliçesi’ Muazzez Ersoy konser verdi. Sahneye sevgi gösterileri arasında çıkan Ersoy, konsere ‘Beklenen Şarkı’ ile başladı.YEĞENLERİYLE ‘MANOLYAM’Programın ilerleyen bölümlerinde Türk Sanat Müziği’nin birbirinden güzel şarkılarını kendisine özgü yorumuyla söyleyen Bülent Ersoy, ‘Devlerin Aşkı Büyük Olur’ adlı eserle geceye damgasını vurdu. Ersoy, sanatseverlere unutulmaz anlar yaşatan bu şarkı sonrası sahneden inip izleyenler arasında oturan Müren’in ailesinin yanına geldi. Müren’in yeğenleri Özlem Olgaç Güner ve kardeşi Sevtuğ Olgaç’a ‘Hoşgeldiniz’ diyen sanatçı, ‘Manolyam’ adlı ölümsüz eseri birlikte seslendirdi. Gecenin finaline izleyenleriyle birlikte dev bir koro oluşturan Muazzez Ersoy konserini ‘Şimdi Uzaklardasın’ adlı şarkı ile tamamladı.(DHA)

Serkan Çayoğlu: İmirzalıoğlu, örnek aldığım isimlerden

Ekranın sevilen dizisi ‘Kiraz Mevsimi’nde oynayan Serkan Çayoğlu, Kenan İmirzalıoğlu gibi örnek aldığı sanatçılar bulunduğunu, onlarla birlikte rol almak istediğini söyledi. Çayoğlu, “İnsanın kendisini çok iyi geliştirirse nerelere gelebileceğini görüyoruz. Benim de hedefim kendimi geliştirmek çok iyi hazırlanmak. Çok çalışmak ve güzel yerlere gelmek” dedi.Almanya doğumlu Çayoğlu, Zeynep Özek’in hazırladığı uydu aracılığı ile Birleşik Arap Emirlikleri’nden yayın yapan MBC4 kanalındaki ‘Turki Ekstra’ programında Liana Dahdouh’un sorularını yanıtladı. Almanya’da ekonomi alanında yüksek eğitim gören, 2012′den bu yana ‘Kuzey Güney’ dizisinin 2012′deki sezon finalinde ve ardından ‘Zeytin Tepesi’ dizisinde oynayan halen ‘Kiraz Mevsimi’nde ‘Ayaz Dinçer’ karakterini canlandıran Çayoğlu, dizinin ismine ilişkin, “Kiraz Mevsimi’; Aşkın mevsimidir. Kısacıktır ama en güzel dönemdir” dedi. Dizi müziğinin akılda kaldığı için beğenildiğini anlatan Seryan Çayoğlu, sette çok güzel bir ortam bulunduğunu molalarda aralarında tenis bile oynayabildiklerini kaydederek kendisi ile ilgili şöyle dedi:”Geçen sene Nisan’da Türkiye’ye geldim. Bazen aksanımda sorun oluyor. Alışınca ben kendi sesime döneceğim. Üniversite zamanında modelliğe başlamıştım. Çok da severek yapıyorum bu işi. Çok farklı şeyler ama orada da kamera önündesin. Kamerayı gerçekten çok sevmeye başladım. Üniversitede hobi olarak tiyatro kulübümüz vardı. Üniversite bitti. Biraz daha yoğunlaşmak istedim. Türkiye’ye geldim. Profesyonel eğitim almaya başladım. Birçok iyi isimle çalıştım. İlk projem, ‘Zeytin Tepesi’ydi. Kenan İmirzalıoğlu başta olmak üzere örnek aldığım kişiler var. Türkiye’de birçok oyuncu ile oynamak isterim. Bunlar da benim gibi başladı. Bazılarının mankenlik, modellik geçmişleri de var. İnsanın kendisini çok iyi geliştirirse nerelere gelebileceğini görüyoruz. Benim de hedefim; kendimi geliştirmek, çok iyi hazırlanmak, çok çalışmak ve güzel yerlere gelmek. İnsanlar tarafından sevilmek güzel. Güzel bir sinema filminde oynamak isterim.”(DHA)

Anadolu’nun zeybeği, break dansa karşı

Dünyaca ünlü break dans yıldızları Roxrite ve Neguin, Anadolu Türk halk danslarını keşfetmek ve dünyaya tanıtmak için Türkiye’ye geldi.‘Red Bull Anadolu Break’ projesi kapsamında Anadolu’yu gezecek olan ikili, Doğu ve Batı’nın danslarını harmanlayacak. Organizasyonun ilk durağında Aydın’a giden dansçılara Anadolu’nun cesur zeybekleri meydan okudu. Zeybek ile break dansın karışımı olan zey-break stili ise izleyenlerin beğenisini kazandı. Ünlü dansçılar Denizli’de kaşık oyunu, Kars’ta ise Kafkas danslarını öğrenecek. Onların 3 farklı şehirde yaşayacakları dans tecrübeleri, bir belgesele dönüşecek. Yönetmenliğini Taylan Mutaf’ın üstlendiği belgesel, tüm dünya kanallarına servis edilecek.Aydın’da efeler tarafından coşkulu bir şekilde karşılanan break dansçılar, Dampınar köyündeki sünnet düğününe katıldı. Brezilyalı Neguin ve Amerikalı Roxrite çiftinin zeybeklerle birlikte sergiledikleri danslar büyük beğeni topladı. İkili ardından Afrodisias antik kentini ziyaret etti. Tiyatroda davul zurna eşliğinde havada taklalar atan b-boylar ve zeybekler görsel bir şov sundu.Zey-break projesinin fikir babası Kadir Memiş, Bilecikli Yörük bir ailenin çocuğu. 10 yaşındayken Almanya’ya ailesinin yanına göç etmek zorunda kalmış. Berlin sokaklarında tanıştığı break dans onu hayata bağlayan tek şey olmuş. Hiphop dansıyla büyüyen Memiş, yerel dansları öğrenmeye karar verdiğinde karşısına Ege Üniversitesi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları bölümü öğretim üyesi Abdürrahim Karademir çıkmış. Onun hazırladığı CD ile zeybek öğrenen Memiş, Anadolu danslarının dünyada tanınması için Red Bull’a teklif götürmüş. Projesi kabul edilince de Dünya Dans Şampiyonası’nda en iyi break dansçı seçilen Roxrite ve Neguin yanına alıp Anadolu yollarına düşmüş. Projenin danışmanı Karademir, kökleri Osmanlı’ya dayanan zeybek’i break dansla birleştiren bu proje ile ilgili bazı olumsuz eleştiriler aldıklarını söylüyor. Bu eleştirilere katılmayan Karademir, projenin kültürleri bir araya getirdiğini, ülkeler arasındaki dostluk, sevgi ve saygıyı artırdığını düşünüyor. Türkiye’de kendisini adeta ülkesinde gibi hissettiğini dile getiren Brezilyalı Neguin, zeybek dansında müzik ve hareketler arasında muazzam bir uyum olduğunu söylüyor. Nuguin, zeybekteki bazı hareketleri kendi stiline ekleyeceğini anlatıyor. Roxrite ise projenin bir parçası olduğu için kendisini mutlu hissettiğini belirtiyor. Roxrite, “Zeybeklerle aynı ortamda dans ediyor olabilmek benim için bir onurdur.” diyor.

Kraliyet ailesi ikinci bebeği bekliyor

İngiltere’de Prens William ve eşi Kate’in ikinci bebeklerini bekledikleri açıklandı.Babası Prens Charles’tan sonra tahtın iki numaralı varisi Prens William ile eşi Kate’in ilk çocukları geçtiğimiz yıl dünyaya gelmişti. George adı verilen küçük prens, tahtın üç numaralı varisi.(CİHAN)

Hastaneye kaldırılan Halit Akçatepe’nin durumu iyi

İzmir’de sağ kol ve bacağında güçsüzlük ve yüksek taniyon şikayeti ile önceki gün hastaneye kaldırılan sinema oyuncusu Halit Akçatepe’nin durumu iyi.İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nden yapılan açıklamada, “Sinema sanatçımız Mustafa Halit Akçatepe’nin genel sağlık durumu stabil olup tansiyonu istenilen düzeye indirilmiştir. Hastamızın tetkikleri ve çeşitli branş uzmanlarımızca muayenesi yapılmakta olup tedavi ve izlem amaçlı yatışı devam edecektir.” ifadeleri kullanıldı. Halit Akçatepe, 83’üncü İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında organize edilen ‘Sinema Burada Festivali’ne katılmak üzere geldiği İzmir’de önceki gün rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı.

Japon oyuncu Ayumi yemek kitabıyla geri döndü

‘Her Şey Çok Güzel Olacak‘ filmiyle Türkiye’de sinemaya adım atan Japon oyuncu Ayumi Takano, uzun bir aradan sonra ‘Ayumi’nin Mutfağı’ kitabıyla geri döndü.Emel Sayın ve Mehmet Ali Erbil ile ‘Aşkım Aşkım’ dizisinde oynadıktan sonra yemek programı da yapan Takano, Japon yemeklerini Türkçe anlattı. Japonya Başkonsolosluğu’nun eski ofis binasında basının karşısına çıkan Takano, “Asıl mesleğim oyunculuk ama yemek yapmayı çok seviyorum. İki ülkenin birbirini tanımasına yönelik çalışmalar yapmak beni ayrıca mutlu ediyor.” diyor. Oyuncu, “Gelen geri dönüşlere göre kitabın ikincisi olabilir.” yorumunu yapıyor. Tokyo’da oyunculuk eğitimi alan Ayumi Takano, ilk sinema filminden sonra Türkiye’ye yerleşmişti. Oyuncu hem beyazperdede hem de televizyon ekranında çeşitli projelerde yer almıştı. Oyuncu ve sunucu kimliğiyle tanınan Takano, uzun zamandır ekranlardan uzak kalmıştı. Babasının aşçı, annesinin de beslenme uzmanı olduğunu söyleyen Takano, yemek kültürü açısından çok zengin bir ortamda büyüdüm. Türk arkadaşlarıma yemek yapmayı çok seviyordum. Şimdi tariflerimi daha çok insanla paylaşacağım için mutluyum.” ifadelerini kullanıyor. ‘Ayumi’nin Mutfağı’ kitabında suşi tariflerinin yanı sıra pilavlar, çorbalar, balık yemekleri, etli yemekler, tatlılar ve çaylar var. Takano, yemek tariflerini yazarken hikâyelerini ve Japon kültürüne dair ayrıntıları da kitaba eklemiş. Yemek sunumu nasıl olur? ‘Haşi’ diye anılan çubuklar nasıl kullanılır? Bir bir anlatan Takano, Japonya’da çay fincanlarının neden kulpsuz olduğunu, Japon lokantasında nerede oturmak gerektiğini de yazmış.Çiğ balıkla yapılmayan suşiler de varBilinenin aksine suşiler her zaman çiğ balıktan yapılmıyor. Püf noktası ise suşi pilavında kullanılan pirinç sirkesi. ‘Suşi’nin kelime anlamı ise ‘ekşi tat’. Günümüzde bu yemek Japonlar için özel günlerde tercih edilse de geçmişte balıkları saklamak için bir yöntem olarak kullanılmış. Japonya’da insanlar tuttukları balığı tuz ve haşlanmış pirincin içinde saklarmış. Pirincin en çok kullanıldığı mutfaklardan biri de Japon mutfağı, Ayumi’nin kitabında da balıklı pilavdan kestaneli pilav, omletli pilavdan pilav üstü yumurtalı tavuğa kadar 12 farklı çeşit pilav tarifi var. Japonlar için her pirinç tanesi çok önemli, anneler yemeğe çağırırken ‘yemeğiniz hazır’ yerine ‘pirinciniz hazır’ diyor. Japonlar çok para kazananlar içinse ‘Pirinç deposu dolu’ deyimini kullanıyor.Japon erkeklerinin evlenme teklifi: Benim için her sabah bir miso çorbası hazırlar mısın?Takano, kitabının çorbalar bölümüne bu cümleyle başlamış ve Japonların 4 mevsim her sabah içtiği miso çorbasını anlatmış. Takano, “Miso çorbasının tadı annenin tadıdır. Gelinin kocasına miso çorbasını annesinin yaptığı gibi hazırlaması istenir. Eğer bir Japon erkeğe miso çorbası hazırlamanız gerekirse, hangi daşi ve misoyu sevdiğini sorun. Belki o sofrada evlenme teklifi alabilirsiniz.” detaylarını paylaşmış.

Gülse Birsel’in annesi vefat etti

Senarist ve oyuncu Gülse Birsel’in annesi Semiha Şener hayatını kaybetti.Şener’in cenazesi bugün İstanbul Levent Camii’nde öğle vakti kılınacak namaz sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek. TELEVİZYON

Saimbeyli’yi dünyaya ‘kelebek’ tanıtacak

Türkiye’deki 400 kelebek türünden 160′nın Adana’nın Saimbeyli ilçesinde bulunması nedeniyle bilim adamları ilçeye akın etti. Saimbeyli’de keşfettikleri ve ‘Teressa Mavisi’ adını verdikleri endemik kelebeği 20 sene sonra tekrar bulan Türk bilim adamları ve Adana Toroslar Federasyonu ile Çukurova Üniversitesi’nden akademisyenler, ilçeye bağlı Cöbük mevkiinde kelebekleri inceledi.Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Biyometri ve Genetik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynel Cebeci, Türkiye’deki en önemli on kelebek alanından birisi olan Saimbeyli’de Cöbük mevkiinde inceleme yaptıklarını söyledi. Cebeci, “Burası genel olarak karaçam ağaçlarının olduğu bir bölge. Karaçam ağaçlarının bulunduğu bu alanda Türkiye’deki yaklaşık 400 kelebek türünden 150 ya da 160′ını görmek mümkün. Bu yüzden Mayıs ayı itibarı ile bölgede kelebek gözlemi yapmak için bir ortam sunuyor bize.” dedi.KÜLTÜREL TURLAR DÜZENLENMELİBu kelebek türünün Saimbeyli Mavisi adıyla adlandırıldığını kaydeden Cebeci, “Oldukça iri ve mavi gösterişli bir kelebek türümüz. Saimbeyli’de uçması ayrı bir güzellik. Özellikle böyle doğal bir güzelliğin içinde bulunmak için önemli bir sebep teşkil ediyor. Bu anlamda Saimbeyli’nin tanıtılması ve turizminin gelişmesi anlamında da ayrı bir önem taşıyor. Bulunduğumuz bölgenin hem bu çok sayıdaki kelebek türünün korunması hem de çocuklarımıza ve geleceğimize onların sahip çıkması için buraya kültürel turların düzenlenmesi için bölgenin önemli bir potansiyel sunduğuna inanıyorum.” şeklinde konuştu.Çukurova Üniversitesi Kozan İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Çürük ise günümüzde ne üretildiğinden çok nasıl pazarladığının önemli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu anlamda tanıtım anlamında yöremizin sahip olduğu değerleri etkin bir şekilde tanıtabilmek ve sunabilmek zorunlu hale geldi. Buraya özgü kelebeğin, bir marka değeri olarak tüm dünyaya ve yöremize duyurmak hem Saimbeyli ilçemizin hem de yeni türün biyolojik olarak tanıtımı için oldukça önemli.” BÖLGE KORUMA ALTINA ALINMALI Mustafa Kemal Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Erol Atay da yüz metre gibi bir dar bir alanda yaklaşık on iki kelebek türü saydığını belirterek, “Bu kadar çeşitli kelebeğin bulunması buranın koruma altına alınması gerektiğini belirtir” dedi. Atay, şöyle devam etti: “Bu bölgede kelebeğin yaşıyor olmasını Saimbeyli için büyük bir nimet olarak düşünüyorum. Çünkü ben Hatay’da kelebekler üzerine çalışma yapıyorum. Kelebeğin Hatay bölgesinde var olduğuna dair bir belge ispat edemedik. Fakat Adana’da özellikle burada kelebeklerin çok sayıda türünün burada yaşıyor olması önemli. Türkiye’de yeni yeni yaygınlaşan kelebek gözlemciliği etkinlikleri çerçevesinde yeni turlar düzenleyip, yeni insanları buraya getirip bu alanı turizme kazandırmak ilçe için oldukça önemlidir.” Adana Toroslar Federasyonu Başkanvekili Mahmut Nimet Dalkır ise şu açıklamayı yaptı: “Federasyon adına hocalarımızı buraya davet ettik. Saimbeyli Kaymakamı ve Belediye Başkanının desteği ile burada kelebeklerin bulunduğu yerin tanıtılması için çalışmalar yapacağız. Saimbeyli’nin turizme kazandırılması gerekmektedir.”Saimbeyli Belediye Başkanı Mustafa Şahin Gökçe ilçenin güzelliklerini araştırmak için gelen Çukurova Üniversitesi ve Mustafa Kemal Üniversitesi’nden bilim adamlarına ve Toroslar Federasyonu üyelerine teşekkür etti. Gökçe, “Saimbeyli’de çok sayıda doğal güzelliklerimiz var ancak biz kıt imkanlar ile yerel yönetilik yapan yöneticileriz. Böyle değerli ve kıymetli bilim adamlarımızın ve Adana’da çok güçlü olan federasyonumuzun adıyla ilçemiz artık ülkemiz ve dünyaya tanıtılacaktır.” dedi.(CİHAN)