Reklam için yaşlandı

Sanatçı Gülben Ergen, Şok Marketler’in yeni reklam yüzü oldu. Reklamda yaşlı bir teyzeyi canlandıran Ergen, hayranlarını şaşırttı.

Ergen’i yaşlı teyzeye dönüştürmek için Oscar adaylığı bulunan “Apocalypto” ve “Il Divo” filmlerinin makyaj uzmanı Vittorio Sadona ile çalışıldı. Yapılan plastik makyaj sayesinde tanınmayarak yaşlı bir teyze rolünde alışveriş yapan Ergen, fiyatları görüp “şok” olurken, onu görenleri de “şok” etti. Reklamın yönetmenliğini kısa film ve reklam filmi konusunda adını duyurmuş Fransız yönetmen Henri Barges üstlendi.

Musa Eroğlu’nun türkülerini bir de onlardan dinleyin

Aralarında Sibel Can, Kenan Doğulu, Candan Erçetin, Volkan Konak, Kardeş Türküler ve Kurtalan Ekspres gibi sanatçı ve grubun bulunduğu pek çok isim, Türk halk müziğinin duayenlerinden Musa Eroğlu için bir araya geliyor.

12 şarkıcı, Eroğlu’nun türkülerinin modernize edilmiş hallerini kendi tarzlarıyla yorumlayarak, bir albüme imza attı. “Gelenekten kopmadan, gelecekten korkmadan” sloganıyla başlatılan “Gelenekten Geleceğe Musa Eroğlu ile Bir Asır” projesinde Sibel Can, Mihriban ve Telli Turnam’ı seslendirdi. Kenan Doğulu ise Halil İbrahim’i söyleyerek, müzik kariyeri boyunca ilk kez bir türkü yorumlamış oldu. ‘Musa Eroğlu ile Bir Asır’ isimli albüm, 21 Ma-

yıs’ta müzikseverlerle buluşacak.

Ödülleri topladı

ABD’li şarkıcı, söz yazarı ve aktris Taylor Swift, Las Vegas’ta gerçekleştirilen bu seneki Billboard Müzik Ödülleri gecesine damgasını vurdu.

Swift, 8 dalda ödül alarak, evine en çok ödülle dönen isim oldu. Şarkıcı Sam Smith, Iggy Azalea ve rapçi Pharell Williams ise gecede üçer ödül aldı. Enrique Iglesias da iki ödüle layık görüldü.

Yeni film, naif bir komedi olacak

İşler Güçler dizisinde oynadığı Sadi karakteriyle tanınan Sadi Celil Cengiz, senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığı ‘Olaylar Olaylar/Mevzu Çarşamba’ adlı filminin çekimlerine başlıyor.

Samsun’un Çarşamba ilçesinde geçen filmde ilahi klipleri çeken bir yönetmenin tüm servetini yatırdığı film projesinin, muhafazakar başrol oyuncusunun bir magazin skandalına karışmasıyla iptal olması ve sonrasında yaşananlar anlatılıyor. İlk uzun metraj senaryosunu filme çekmenin heyecanını yaşayan ünlü oyuncu, sinema, tiyatro hatta siyasetin bile İstanbul merkezli olduğunu, bu nedenle bu tarz şeylerin Anadolu’ya dağılmasının önemli olduğunu söylüyor. Cengiz, filmi ‘naif bir komedi’ olarak değerlendiriyor. İlk filmine en iyi bildiği yerden başladığını söyleyen Cengiz, “Kendi çocukluğumun, 90’lı yıllarda ilk özel televizyon kurulduğu zamanki atmosferi anlatmaya çalıştım. İnşallah bu kalemin bir karşılığı vardır. Ben de kendimce hikayelerimi yazmaya devam ederim. Bu biraz naif bir komedi, durum komedisi, Çok komik karakterler içermeyen, insanın çok espriler yapmadığı bir hikâye.” diyor. Osman Taşçı’nın yöneteceği filmde rol alan Fırat Tanış ise, düşüncelerini; “Sadi ve Osman Türkiye’de televizyonun sinemaya kazandırdığı iki isim. Memlekette televizyonun parası mekanik olarak hiçbir zaman sinemaya aktarılmıyor olsa bile işte böyle iki değer aktarılmış oldu.” şeklinde açıklıyor.

Yabancı seyyahların gözünden İstanbul

25’in üzerinde ülkeden 63 fotoğrafçı İstanbul’u fotoğrafladı. Les Arts Turcs ve Şengüler Turizm’in düzenlediği ‘Yabancı Seyyahlar Gözüyle İstanbul 2014-Istanbul Photo Contest 2014’ uluslararası fotoğraf yarışmasının birinciliğine Almanya’dan Janis Westphal uzandı.

Finlandiya’dan Esko Lius’in ikinci olduğu yarışmanın üçüncüsü de İtalya’dan Silvia Diamanti. 304 fotoğraf karesinin yarıştığı etkinliğin birincisi 3 gün, ikincisi 2 gün, üçüncüsü 1 günlük İstanbul tatili kazandı. Dünyanın her kıtasından yoğun ilginin gösterildiği yarışmaya Libya ve Karadağ ilk kez katıldı. Jüride ise Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü Selahattin Sevi, Ercan Arslan ve Uğur Şengüler görev aldı. Bu sene ilk kez verilen jüri özel ödülünün sahibi Alman Wilfried Gebhard’di. Türkiye 1966 adlı bir fotoğraf seyahat kitabı bulunan Wilfried Gebhard, ülkesinde karikatür ve gazete, kitap, dergi kapak resimleri çiziyor.

Hollywood’daki erkek egemenliğini kırdı

Hollywood’un kadın oyunculara, erkek oyunculardan daha az ücret ödediği son zamanların en tartışmalı konularından.

Zira Sony film şirketinin sızan mailleriyle Düzenbaz filminde kadınlara erkeklerden daha az ücret ödendiği ortaya çıkmıştı. Düzenbaz filminde aktörlerden daha az ücret alan ünlü aktris Jennifer Lawrence, yeni filmi Passengers’ta rol arkadaşı Chris Pratt’ten daha fazla ücret alarak kadın-erkek eşitliği noktasında verilen mücadeleyi kazanan ilk isim oldu. Lawrence, film için yaklaşık 20 milyon dolar alacak. Pratt’in ise 10 milyon dolar civarında bir ücret alacağı öne sürülüyor. Lawrence, dünya çapında başarı elde eden Açlık Oyunları için sadece 1 milyon dolara anlaşmış, filmin başarı elde etmesiyle de ücretinde artış olmuştu.

Oğlunun fotoğrafını ilk kez paylaştı

Oyuncu Pelin Karahan geçtiğimiz aylarda anne olmuştu.

Oyuncu çok merak edilen oğlu Ali Demir’in fotoğrafını sevenleri ile ilk kez Anneler Günü’nde paylaştı. Sosyal paylaşım sitesi Instagram üzerinden fotoğrafı paylaşan Karahan altına ise şunları yazdı: ‘Seni kucağıma aldığım ilk an anladım ki bu sevginin tarifi yok… Sen en büyük aşksın sen doğdun ben anne oldum, sen uyudun ben seni seyrettim, sen ağladın ben de ağladım, sen güldün ben sana güldüm, sen acıktın ben seni doyurdum… Anne oldum annemi daha iyi anladım… O gülüşünle kimsede olmayan o kokunla beni senin annen yaptığın için çok mutluyum. Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.’

Türkiye’yi güldüren adam, hayatını kaybetti

Köyden İndim Şehire, Güler misin Ağlar mısın, Hasip ile Nasip gibi filmlerle ünlenen oyuncu Zeki Alasya, karaciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede dün vefat etti. Hülya Koçyiğit, üzgün olduğunu belirtti ve Alasya için “Türk halkının yüzünü güldürebilmiş, yeri doldurulamayacak sanatçılardan.” yorumunu yaptı.

Türk sinema ve tiyatrosunun usta isimlerinden Zeki Alasya, dün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 22 Nisan’dan beri karaciğer rahatsızlığı nedeniyle Koç Üniversitesi’nde tedavi gören Alasya, 10.30 sularında hayata gözlerini yumdu. Hastaneden yapılan açıklamaya göre 72 yaşındaki Alasya, geçtiğimiz ay rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmış, kısa bir tedavi gördükten sonra taburcu olmuştu. Alasya’nın ailesi ve en yakın dostu Metin Akpınar, hastanede taziyeleri kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri Gürsel Tekin de taziyeye gelenler arasındaydı. Tekin, Alasya’nın ölümü hakkında “Türkiye’nin en önemli tiyatrocularından ve sanatçılarından biri. Kendisini yakinen tanıma fırsatım da oldu. Gerçekten 77 milyon, sevgilisini kaybetmiş oldu. Ben başta ailesine ve sanat camiasındaki bütün arkadaşlarına başsağlığı diliyorum.” dedi.

Zeki Alasya’nın ölümü, sanat camiasını da yasa boğdu. Hülya Koçyiğit, çok üzgün olduğunu söyledi. Alasya’nın hem komedi hem dram filmlerinde oynadığı karakterlerle Türk halkının gönlünde taht kurduğuna dikkat çeken Koçyiğit, “Türk halkının yüzünü güldürebilmiş, yeri doldurulamayacak sanatçılardan. Maalesef erken bir veda. Üzgünüm.” şeklinde konuştu. Fatma Girik ise “Çok üzüldüm. Benim gibi herkesin üzüldüğüne inanıyorum. Tüm sevenlerine sabır diliyorum.” dedi. Cüneyt Arkın da “Yüreğim yandı, içim cız etti.” ifadelerini kullandı.

Aslen Kıbrıslı olan Zeki Alasya, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde 4 kez sadrazamlık yapan Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa’nın yeğeni. Alasya, sanat hayatına 1959’da MTTB tiyatrosunda amatör olarak başladı. Arena, Genar ve Ulvi Uraz tiyatrolarında çalıştıktan sonra Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nun kurucuları arasında yer aldı. Film çevirmeye 1973’ten sonra başladı. Metin Akpınar ile birlikte Türk sinemasında yeni bir ikili oluşturan Alasya, pek çok filmde rol aldı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca Devlet Sanatçısı unvanı alan Alasya, Köyden İndim Şehire, Güler misin Ağlar mısın, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Hasip ile Nasip gibi filmleriyle ün kazandı. Alasya, en son Küçük Ağa dizisinde Mehmet Ağa karakterini oynamıştı. Alasya, 2012 yılında katıldığı bir televizyon programında sanat ve baskı üzerine açıklamalarda bulunmuştu. 12 Eylül döneminin bugünlerden daha hoşgörülü olduğunu söyleyen Alasya, “O dönem iyiydi yani. En kritik dönemdi, ağzını açan içerde buluyordu kendini. Bugün o zamanki oyunlar yapılmaz. Çünkü bugünkü yöneticilerimiz o kadar tahammüllü değiller.” demişti. Alasya’nın cenaze namazı yarın öğle namazını müteakiben Levent Camii’nde kılınacak. Ardından da naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

‘Yarım gitti benim’

Zeki Alasya ve Metin Akpınar, Türk sinemasının ayrılmaz ikilisiydi. Alasya’nın ölüm haberinin duyulmasının ardından CNN Türk’te canlı yayına bağlanan Metin Akpınar, gözyaşlarını tutamadı. Alasya’nın ölümünü çok büyük bir kayıp olarak değerlendiren Akpınar, “Zeki Alasya, benim yarımdı. Yarım gitti benim, canım gitti.” dedi. Alasya’nın karaciğerinin iflas ettiğine dikkat çeken Akpınar, “Doktorlar çok uğraştılar. Son zamanlarda hoş tutmaya çalışıyorduk, olabildiğince rahat ettirmeye çalışıyorduk.” ifadelerini kullandı ve son iki gündür kendisinin de Alasya’nın yanında olduğunu aktardı. 1962 yılında tanıştıklarını belirten Akpınar, “Kader bizi birleştirmişti.” şeklinde konuştu. Sanatçı Müjdat Gezen ise “Kardeşimi kaybetmiş gibiyim.” dedi.

‘Komedi vaat ediyoruz, daha ne diyelim?’

Başrollerini Ata Demirer ve Demet Akbağ’ın oynadığı ‘Niyazi Gül Dörtnala’ filminin galası, önceki gün İstanbul’daki Kanyon AVM’de gerçekleştirildi.

Filmin galasına sanat dünyasından birçok ünlü isim katıldı. Yılmaz Erdoğan, Belçim Bilgin, Sermiyan Midyat, Murat Serezli, Ezgi Mola, Nevra Serezli, Sibel Tüzün, Hayko Cepkin, Burak Kut, Hakan Peker, Halil Sezai, Yonca Evcimik, Tuba Ünsal, Gupse Özay, Naz Elmas, Bora Öztoprak galaya katılanlardan bazılarıydı. Yönetmenliğini Hakan Algül’ün üstlendiği filmin büyük bir bölümü İzmir’de çekildi. Çok güzel bir iş çıktığını düşünüyorum. İnşallah sarf ettiğimiz terlere değer. Ve umarım izleyici de seyrederken bizimle aynı duyguları paylaşır.” ifadelerini kullandı. Demet Akbağ da, “Komik ve eğlenceli olduğunu vaat ediyoruz. Süper bir kadro vaat ediyoruz. Daha ne diyelim?” diye konuştu. Filmde Demirer ve Akbağ’ın yanı sıra Şebnem Bozoklu, Ayşenil Şamlıoğlu, Levent Ülgen, Ferit Kaya ve Şevket Çapkınoğlu rol alıyor.

Ayhan Işık, krallar gibi anıldı

Yeşilçam’ın gelmiş geçmiş en büyük jönü olarak kabul edilen “Kral” lakaplı aktör Ayhan Işık, aramızdan ayrılışının 36. yılında ailesinin ve Türk sinemasına emek vermiş birçok yıldızın katılımıyla krallar gibi anıldı.

Efendiliğiyle, dürüstlüğüyle, işine olan saygısıyla, çalışma disipliniyle ve kendine özgü prensipleriyle Türk sinemasının 1950′li ve 1960′lı yıllarına damgasını vurmasının yanı sıra Yeşilçam’da Star sineması devrini başlatan Ayhan ışık, en verimli olduğu çağda; 1979 yılının 16 Haziranında aramızdan ayrılarak milyonlarca sevenini üzmüştü.

Türk sinema tarihinde yeri doldurulamayacak bir yere sahip olan Ayhan Işık için İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği kimsenin kendisini unutmadığını göstermek ve yaş gününü kutlamak maksadıyla çok özel bir anma programı düzenlendi. Beyaz perdenin kralı 86. Yaş gününde Münih’ten bizzat kullanarak getirdiği ve uzun yıllar kullandığı 1966 model üstü açık 230 SL spor Mercedes otomobilin yanında balmumu heykeliyle programa katılan dostlarına “Hoşgeldiniz” dedi.

Etkinlik alanında led ekranlarda filmlerinden sahnelerin yansıtılmasının yanı sıra, 1961 yılında çekilen ve başrollerini Ayhan Işık ile Türkan Şoray’ın paylaştıkları ” Otobüs Yolcuları” adlı filmin anısına, o yıllara ait bir yolcu otobüsü de üzerinde filmden sahnelerin yer aldığı foto bloklarla donanmış şekilde seremonide yerini aldı.

Ayhan Işık’ı anma törenine” Kral’ın eşi Gülşen Işık ve kızı Serap Işık’ın yanı sıra: Hülya Koçyiğit, Göksel Arsoy, İzzet Günay, Selda Alkor, Eşref Kolçak, Yusuf Sezgin, Süleyman Turan, Nilüfer Aydan, Sümer Tilmaç, Engin Çağlar gibi birçok ünlü sinema sanatçısı katıldı. Çok sayıda Ayhan Işık filmini yönetmiş Ertem Göreç ve Yeşilçam’ın büyük senaristi Safa Önal’ da törene katılanlarla anılarını paylaştı.

Anma programına katılan ünlü sinema sanatçılarından Hülya Koçyiğit, “Ayhan Ağabey ile birçok filmde birlikte çalıştık. İşini çok ciddiye alan bir aktördü. Ondan çok şey öğrendim” derken, diğer usta aktörlerde kendisini rahmetle andıklarını söylediler. Kral’ın eşi ve kızı ise, aradan onca yıl geçmiş olmasına rağmen kendisine olan özlemlerinin hiç dinmediğini belirttiler.

Etkinliğin ev sahipliğini yapan İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği Başkan’ı Serkan Okay’da yaptığı konuşmada: “Yeşilçam’ın Kralı Ayhan Işık her zaman gönlümüzün en nadide köşesinde olmuş ve olmaya da devam edecektir. Böylesine büyük bir ismi, Türk sinemasının 100. Yılında, 86. Yaş gününde anmak adına, Yeşilçam’ın üstatlarıyla birlikte olmak gerçekten büyük heyecan ve mutluluk verici. Unutulmaz tarihi bir gün yaşıyoruz” dedi.

Program, Ayhan Işık adına kesilen yaş günü pastası ve kendisine ait balmumu heykelinin yanında çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.

(DHA)